sᴇʟᴇғɪ ᴍᴇᴅɪᴀ
sᴇʟᴇғɪ ᴍᴇᴅɪᴀ
February 26, 2025 at 11:42 PM
`Günümüzdeki müslümanların ahlaki olarak ortak problemlerinden biri olan;` ```Gıybet``` *❕Allah için dikkatle bu yazıyı okuyun..* Maalesef günümüzde tevhid ehli Müslümanların ortak sorunlarından biri de, *müslüman bir kardeşimiz bir hata işlediğinde onun için Allah'tan bağışlanma dilemek yerine, onun bir insan olduğunu unutup, fıtratının hata işlemek üzerine yaratıldığını unutup, onu hemen karalayıp, kınayıp, ardından dedikodusunu yapmaktır!* Rasulullah ﷺ şöyle buyurmuştur: *“Ey diliyle iman edip, kalbine iman girmeyen kimseler topluluğu! Müslümanların gıybetini yapmayınız ve onların ayıplarını araştırıp durmayınız. Çünkü her kim onların ayıplarını araştırırsa Allah da onun ayıplarını araştırır. O şunu iyi bilsin; Allah kimin ayıbını araştırırsa o ayıbı evinde en gizli bir köşede işlemiş olsa dahi meydana çıkarmak suretiyle o kimseyi âlemin gözleri önünde kepaze eder.."* Bir insan hata işliyebilir. Bizlerin fıtratı bunu gerektirir. Allah azze ve celle ise bağışlayandır. Bağışlamak, Allah'ın sıfatıdır. Müslüman ise kardeşinin kusurunu örtendir. Buda onun ahlakı ve Allah'ın emiridir. Peki biz müslümanlığımızı yerine getiriyor muyuz? Rasulullah ﷺ şöyle buyurmuştur; *“Kardeşinin ayıbına sevindiğini açıkça belirtme. Çünkü Allah ona merhamet eder, senin başına da o ayıpladığın şeyi verir.”* (Tirmizî, Kıyamet 54) _*Kardeşimiz yaptığı hatadan sonra tövbe etmiş, daha sonra Rabbine yönelmiş ve Salih amellerde bulunmuşsa, Allah'ın o musibeti sizin başınıza vermesinden korkmuyor musunuz?*_ *"Allah'ın dünya ve ahirette size lütuf ve merhameti olmasaydı, o kötü sözü yaymanızdan ötürü büyük bir azaba uğrardınız.Onu dilinize dolamıştınız. Bilmediğiniz şeyleri ağzınıza alıyordunuz. Onu önemsiz bir şey sanıyordunuz, oysa Allah katında önemi büyüktü."* (Nur/14-15) `İşte müslümanların yaptıklarıda, Allah'ın kınadığı şeyin ta kendisidir.` Müslümanlık; Allah'ı tevhid etmek ile sınırlı değildir. Ahlaksız bir müslüman dışı güzel ama içi çöplük olan bir eve benzer. Ömer -radıyallâhu anh şöyle buyuruyor: *“Bir kardeşinizin yoldan çıktığını, günaha saplandığını gördüğünüzde, onu doğru yola getirmeye, Allâh’ın affından ümitvâr olmasını sağlamaya çalışınız. Tevbe nasîb etmesi için Allâh’a duâ ediniz. Kendisine bedduâ ederek aleyhinde şeytana yardımcı olmayınız.”* (İbn-i Kesîr, Tefsir, IV, 76) Biz ne yapıyoruz peki, kardeşimiz için, iyi muamelede mi bulunuyoruz, yoksa şeytanın yardımcısı olup, o kardeşimizi daha çok bataklığa mı itiyoruz? Semada olan Allah şahit ki böyle yapanlar Allah'ın gazabına uğrayacaklardır. Kınadıkları kardeşlerinden daha beter hâle geleceklerdir. ➪ Bizler müslümanlara karşı, önceki cahiliye hayatı üzerinden mi muamelede bulunuyoruz ➪ Yoksa Tevbe edip iman ettikleri hal üzerinden mi? Tabi ki iman ettikleri hal üzerinden muamelede bulunuyoruz. Şirk, günahlara denk tutulmayacak derecede Allah katında büyük bir yasaktır. Öyle ise neden günah işlemiş bir kardeşimizi, Tevbe ettiği hal üzerinden değil de, sanki devamlı bir şekilde günahkar olarak muamelede bulunuyoruz. Allah'ın bağışladığı kulu ayıplamak kimin haddinedir?! *Özellikle hiç bir bilgisi olmadığı halde birilerini ayıplayanlar, Allah'ın huzurunda irin çukurunda yanacaksınız.* _Rabbim samimi olan müslümanların ahlakını düzeltsin.._ Allahumme amin.. *➥ sᴇʟᴇғɪ ᴍᴇᴅɪᴀ*
❤️ 👍 🤲 ❤‍🩹 🌹 👌 👏 💗 47

Comments